Özür Dilerim Atam
Atam... Dediğini yaptın... !!!
Ama bizler sözümüzü unuttuk sanırım!!!!
Birinci vazifemin, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmek olduğuna bir Türk genci olarak yemin ediyorum ....
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temelinin bu olduğunu biliyorum. Bu temel, benim, en kıymetli hazinemdir. Halen, beni bu hazineden mahrum etmek isteyen, dahili ve harici düşmanlarım her tarafımızı sarmış durumda. Bu gün, istiklal ve cumhuriyeti yeniden müdafaa mecburiyetine düşmüş durumdayım, vazifeye atılmak için, içinde bulunduğum vaziyetin olumsuz imkan ve şartlarını asla düşünmüyorum! Bu imkan ve şartların, şu anki son derece uygun olmayan durumuda beni yıldırmıyor ve asla yıldıramayacak.!!!
Memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta işbirliği içindeler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini siyasi emelleriyle birebir örtüştürmüş durumdalar. Millet, açlık ve sefalet içinde harap ve bitap düşmüş durumda. Kurduğun bu cumhuriyette hepimiyiz Ermeniyiz diye bağıran işbirlikciler var!!!
Bunlar için özür dilerim Atam!!!
İşte, bütün bu durum ve şartlara rağmen, vazifem, varlık sebebim ve namus borcum; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini ilelebet korumak ve yaşatmaktır. Muhtaç olduğum kudret, damarlarımdaki asil Türk kanında mevcuttur!
Elhamdülillah Müslümanım...Ne Mutlu Türküm Diyene...!!!
15/11/2007 | Kategori: Olaylar Yazilar Hikayeler | Yorum (2) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Yugoslav Kralı
Yugoslav Kralı müteveffa Aleksandr, Balkan Atlantı'nın imzasını takip eden günlerde memleketimize gelmişti. Atatürk'le sohbeti sırasında, şahsına ve Türk Milleti'ne karşı duyduğu yakınlığı ve iyi hisleri ifade için dedi ki:
"-Cihan Harbini takip eden mütareke günlerinde, İtilaf devletleri Yunanistan'dan evvel Türkiye'yi işgali bana teklif etmişlerdi. Fakat hiç tereddüt etmeden bu teklifi reddettim, bunun üzerine Yunanlıları tercihe mecbur kaldılar."
Mustafa kemal muhatabının sözlerini sükunetle dinledi ve birden yerinden kalkıp, muhatabını şaşkınlık içinde bırakarak elini sıktı:
"-Size ve milletinize geçmiş olsun Ekselans..." dedi.
Ve anlatmak istedi ki, Türk topraklarına saldıran kim olursa olsun akibeti değişmeyecekti!
_______________________________________________________
_______________________________________________________
15/11/2007 | Kategori: Olaylar Yazilar Hikayeler | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
FATİH SULTAN MEHMET'İN BIYIKLARI UZADI
St. Petersburg Balmumu Heykel Müzesi sergisini ziyaret edenler şaşkına döndü. Fatih'in bıyıkları uzadı. Serginin sahibi Jale Kuşhan Ünal Tanık'ın sunduğu Yaşayan Ekonomi'ye anlattı.
Dünyaca ünlü 45 kişinin balmumu heykellerinin yer aldığı St. Petersburg Balmumu Heykel Müzesi sergisi, yaz başında Kayseri’ye taşındı. Haziran ayında açılan Kayseri Park alışveriş ve Yaşam Merkezi’nde ziyarete açıldı.
Sergide Atatürk, Mimar Sinan, Yavus Sultan Selim, Fatuh Sultan Mehmet, Napolyon, Prenses Diana, Leonardo Da Vinci, Atilla ve Timurlenk gibi Türk ve dünya ünlülerinin heykelleri bulunuyor.
Sergiyi organize eden Jale Kuşhan, sergide öğrencilere yönelik yeni bir uygulama da başlattıklarını söyledi. “Sergimizi gezen öğrenci gruplarına inceledikleri heykelin sahibi ile ilgili OKS ve ÖSS'de çıkan sorular ve cevaplarını anlatıyoruz" diyen Kuşhan, böylece, öğrencilerin o heykelin sahibiyle ilgili tarih bilgilerini yenilemiş olduklarını söyledi.
Balmumu heykellerin gerçeklerine benzetilmesi için büyük çaba gösterildiğini vurgulayan Kuşhan, her bir heykelin 15 sanatçının çalışması ile ancak yaklaşık üç ayda yapıldığını anlattı. Kuşhan sergiyle ilgili şu ayrıntıları verdi:
“Heykeller, yaşayan kişilere mask uygulaması yapılarak, ölen insanların ise iskeletlerindeki kemik yapısından yola çıkılarak hazırlanıyor. St. Petersburg Balmumu Heykel Müzesi sanatçıları tarafından yapılan heykellerde, ana madde olarak arıdan elde edilen balmumu kullanılıyor. Ayrıca içine konulan 20 adet katkı maddesi ile heykellere ten rengi verilmekte ve ısıya dayanıklılığı sağlanmaktadır."
FATİH'İN BIYIKLARI UZADI
Jale Kuşhan, geçtiğimiz dönem içinde Fatih Sultan Mehmet'in iki kez bıyıklarının uzadığına tanık olduklarını söyledi. Sergide bütün heykellerin gerçeklerine en uygun şekilde yapıldığını anlatan Kuşhan, bıyık uzama olayını şu şekilde anlattı:
"Birgün sergimizi gezen bir uzman grubu, Fatih'in bıyıklarının uzadığını bize aktardı. Fatih'in bıyıklarının yapılırken Müslüman geleneğine uyarak üst dudağını örtmeyecek şekilde yapılmıştı. Oysa aradan geçen zaman içinde Fatih'in bıyıkları üst dudağını çok belirgin bir şekilde örtmüştü.
Ustalarımız, bıyıkları orjinaline uygun bir şekilde düzenledi. Aradan geçen zaman içinde bu kez biz bıyıkların yine üst dudağını örttüğünü gördük. Hepimiz şaşkına döndük."
15/11/2007 | Kategori: Olaylar Yazilar Hikayeler | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Rusya Kehaneti « Atatürk'ün Gizemi
Kurtuluş Savaşı sırasında en büyük desteği Rusya'dan alan Mustafa Kemal, savaş sonrasında ise ilişkilerini belli bir düzeyde sürdürüyordu. Çünkü Lenin'den sonra iktidarı ele geçiren Stalin, Rusya'yı keyfi bir şekilde yönetiyordu...
Yıl: 1936...
Atatürk her zamanki gibi Çankaya'daki akşam yemeklerinde ülkenin sorunlarını konuşurken, masadakiler sık sık Paşam, Ruslar şöyle ileri adımlar atıyor, ekonomide, sanayide, askeri alanda şöyle başarılı oluyorlar diye anlatıyorlardı.
Atatürk bunun üzerine yemeği bırakıp masanın üzerindeki içinde meyvelerin bulunduğu tabağı alıyor ve yere alacakmış gibi yapıyor. Masadakilere: "Eğer bunu yere bıraksam kaç parça olur?" diye soruyor.
"40 parça olurdu Paşam" diyorlar. "Hayır..." diyor Atatürk, soruyu yine tekrar ediyor, aynı cevabı alıyor. Bunun üzerine: "Bilemediniz..." diyor. Ve devam ediyor: "Biraz sabredin... Yurtta Sulh, Cihan'da sulha sarılın. Çünkü 60 yıl sonra Rusya 60 parça olacak. Bu nesil Bolşevik İhtilali yaptı. Kan kussa, kızılcık yedim der. Oğulları da babalarının istikametinde gider. Ama ondan sonraki nesil Rusya'yı 60parçaya böler..."
Şimdi Atatürk'ün bu sözleri söylemiş olduğu 1936 yıllarını şöyle bir hatırlayalım... Henüz daha II. Dünya Savaşı çıkmamış ve Rusya büyük bir güç olmamışken, bu sözler söylenmiştir. Yani inanılacak gibi değil ama 1936'da 1990'ları anlatmıştır. Bunun tek bir izahı olabilir. Bu normal şartlarda açıklanabilecek bir mesele değildir. Eğer Atatürk'ün geleceği görebilen "Üstün Sezme Gücü" olmasaydı, böyle bir kehanetti bulunabilmesi mümkün olamazdı...
Gerçekten de Rusya'daki parçalanma, Atatürk'ün söylemiş olduğu gibi üçüncü nesilde meydana gelmiştir. Atatürk 1936 yılında Rusya'nın parçalanacağını söylerken ayrıntılı açıklamalarda da bulunmuştur:
"Bu gün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat, yarın ne olacağını kimse bugünden kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya Macaristan İmparatorluğu gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bu gün Rusya'nın elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni dengeye ulaşabilir, işte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim, bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak... Dil bir köprüdür. İnanç bir köprüdür. Tarih bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihîmiz içinde bütünleşmeliyiz. Onların bize yaklaşmasını bekleyemeyiz, bizim onlara yaklaşmamız gereklidir."
"Rusya bir gün dağılacaktır. O zaman Türkiye onlar için örnek bir ülke olacaktır" diyen Atatürk kehanetlerine şöyle devam eder: "Türkiye 21. Yüzyılı şekillendiren Avrasya için bir kilit ülke konumundadır. Onlar bizi örnek alacaklardır. "
Atatürk'ün Türk Cumhuriyetleri için söylediği kehanetleri onaylayan Genel Kurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir; 4 Mayıs 1998 tarihli Sabah Gazetesi'nde "ATATÜRK GERÇEĞİ 65 YIL ÖNCE GÖRDÜ" başlığı ile yayınlanan demecinde şunları söylemiştir:
"Yeni Atlantik Girişimi toplantısında konuşan Orgeneral Bir, Türkiye'nin dış politika hedeflerini ve NATO genişlemesinin bölge dengeleri üzerindeki etkisini anlattı. Türkiye'nin artan önemine dikkat çeken Bir, "Türkiye 21'inci yüzyılı şekillendiren Avrasya için bir kilit ülke konumundadır. İlginç olan, Mustafa Kemal Atatürk'ün bu gerçeği 65 yıl önce görmesidir' dedi. Orgeneral Çevik Bir, Atatürk'ün SSCB'nin günün birinde dağılacağına ilişkin sözlerini de hatırlatarak, Türkiye'nin diğer Avrasya ülkeleri için iyi bir model olduğunu kaydetti."
15/11/2007 | Kategori: Olaylar Yazilar Hikayeler | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Erkekler Ağlamaz
KIM DEMIS ERKEKLER AGLAMAZ DIYE
KIM DEMIS YOLAR BITMEZ DIYE
YOLLAR BITER YASAMIN BITIGINDE
ERKEKLERDE AGLAR GURURUNU KAYBETIGINDE
SEVECEKSIN ARKADAS,SEVDIGINI BELLI ETMEDEN
SEVILECEKSIN ARKADAS,GURURLA BAHSEDEREK
BILECEKSIN ARKADAS,BILMEDIGINI SOYLEYEREK
GORECEKSIN ARKADAS,GORMEMIS GIBI DAVRANARAK
TILKIDEN DAHA UYANIK OLACAKSIN,
AMA BIR BEBEK GIBI MASUM GORUNEREK
BELKIDE BEBEK GIBI BIR KALBIN OLACAK
AMA BIR TILKI GIBI DAVRANMAYA CALISACAKSIN.
HAYAT BOYLE ARKADAS,BIZ NE YAPALIM
BU DUNYADA IYILERE YER YOK...
BU DUNYADA KIMSEYE GUVEN YOK
SIRRINI,DERDINI,SEVINCINI PAYLASACAK BIRI YOK.
SEVIYOR DIYE KIMSEYE GUVENMIYECEK
SEVDIM DEYE KENDINI VERMIYECEKSIN
SEVSEN BILE,SEVMIYORUM DIYECEK
OLSEN BILE YASIYORUM DIYECEKSIN
HAYAT BOYLE ARKADAS...
KIMSEYE ICINI DOKMEYECEK
KIMSEYE KENDINI BELLI ETMIYECEKSIN
ERKEKLERIN AGLADIGINI GOSTERMIYECEKSIN
15/11/2007 | Kategori: Siirler | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

